Kalem Güzeli

Türk-İslam Sanatları

'Hat Sanatı' kategorisi için arşiv

İslam Harfleri Mektubu

3 / 6 / 1994
Muhterem Beyefendi,
İslam Harfleri, yani medeniyetimizin yazısı, sahipsiz kalmıştır. Latin harfleri, bambaşka bir medeniyete ait olduğu halde, sanki bin senedir kullanılan yazı oymuş gibi kabul edilmiş görünüyor. Kimse hatırlamıyor bile, milletimizin Kur’an Yazısı diye yücelttiği muhteşem ve mübarek yazımızı. Bir an unutmaması gerekenler bile, bir saniye dahi hatırından çıkarmaması lazım gelenler bile, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Üç İstiften Bir Hayat Dersi

Hem dünyaya tapınırcasına bağlanan böylece yüreği taşlaşan, hem de bin bir sıkıntı içinde kıvranan, dertlenen insana ne güzel bir ders verir. “Bu da geçer ya hu!.”
Günümüz insanı; yalnızlığı, huzursuzluğu derinden yaşıyor. Hep maddi çıkar peşinde koşan, adeta insanlığı, insani değerlerini unutan insan, kendi ektiğini acı bir şekilde biçiyor.
“Hep ben, hep bana” düşüncesini kendisine rehber edinen, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Hattatlar ve ressamlar

Sultanahmet’teki Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde geçen pazartesi günü ilgi çekici bir sergi açıldı: “Hattat Portreleri Sergisi”. Öteden beri resimle de uğraştığını bildiğim Hattat Turan Sevgili, üşenmemiş, Yakutü’l-Musta’sımî’den geçen yıl kaybettiğimiz Prof. Dr. Ali Alpaslan’a kadar tam yetmiş hattatın yağlıboya portresini yapmış. Kimini fotoğraflarından, kimini hayal ettiği gibi, sımsıcak…
Doğrusu çok büyük bir emekle ve sevgiyle [...]

Yazının Tamamını Oku »

Veliyyüddin Efendi

18. asır Türk hat sanatının önde gelen isimlerinden olan Veliyüddin Efendi İstanbul’da 1768′de öldü. Celi talik hatla yazılmış olan harf çalışmalarının biraraya getirilmiş olduğu albümü halen Topkapı Sarayı’nda muhafaza ediliyor. Özellikle levhalarda ve kitabelerde kullanılan celi talik hattın ustası olan Veliyüddin Efendi, hattatlığının yanısıra kadılık, Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği yapmış ve şeyhülislâmlığa kadar yükselmiştir. Kendi [...]

Yazının Tamamını Oku »

Mahmud Celâleddin

1829′da ölen ve Şeyh Murad Türbesi’ne defnedilen Mahmud Celâleddin, Dağıstanlıydı. Meşketmek için gittiği Yamakzade Salih ve Ebubekir Raşid Efendiler, Mahmud Celâleddin’in sert tabiatlı olması dolayısıyla Mahmud Celâleddin’e ders vermeyi reddetmişler, o da evine kapanarak hattı eski üstadların yazılarını tek başına inceleyerek ve kendi kendine öğrenmişti. Türk hattında ayrı bir ekol kuran Mahmud Celâleddin’in sert tabiatının [...]

Yazının Tamamını Oku »

« Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa »