Kalem Güzeli

Türk-İslam Sanatları

'Hat Sanatı' kategorisi için arşiv


Edirne’de Hat Sanatı

Edirne’de Hat Sanatının Tarihçesi

Edirne’nin Osmanlı hakimiyetine girişinden yaklaşık yüzyıl önce, Bağdad’da Yakut’ül-Musta’sımi’nin yazdığı gerçek hüsn-i hat kaideleri, Anadolu’dan Rumeli’ye doğru çok uzun bir zamanda geldiğinden, Edirne’de, fethinden sonra geçen yarım asır için, yazının sadece okumak maksadiyle yazıldığına, daha sanat dalı haline gelmediğine fikir yürütülebilir.

Tespit edilen en eski Edirneli hattat, Fatih devri şöhretlerinden Yahya es-Sofi’dir.. Yahya es-Sofî’nin yetişdirdiği öğrencilerinden olan Edirneli hattatlar: Oğlu Ali Yahya es-Sofî, Kadıasker Mecdeddin ve Yakup Paşa İshak’tır .

Yazının Devamı »

Tuğra

Tuğra Hat SanatıTuğra dört bölümden ibarettir. Bunlara çeşitli isimler verilmiştir.

1- Tuğranın Sere’si (Kürsüsü): Tuğranın alt tarafında bulunan ve asıl metnin yazılı olduğu kısmın adıdır. Buraya kürsü adı da verilir Sere padişah III. Mehmet’in tuğralarında belirlenmeye başlamıştır.

2- Tuğranın Beyzeleri : Tuğranın sol tarafında bulunan ve genellikle Han ve Bin kelimelerindeki nün harflerinin bazen de başka bir kelimedeki dal harfinin teşkil ettikleri kavislere verilen isimdir. Bazı tuğralarda beyzeler tuğra şeklini tamamlayan işaretlerdir.

3- Tuğranın Tuğlan : Tuğranın üst tarafındaki elif harfi .şeklindeki çizgilerin adıdır. Bunlar, bir tuğra dışında her tuğradan üç adet olarak görülmektedir. Tuğlar bazı tuğralarda hiçbir harf- ifade etmeyen ve sadece şekli tamamlayan işaretlerde olabilir. ”OSMANLI DEVLET DÜZENİNE ÜÇ TUÐ HÜKÜMRANLIK alametidir. Tuğralarda bulunan,üç tuğ geleneği de bu alametin Tuğralarda yansıması olarak da düşünülebilir.

Yazının Devamı »

Hat Sanatı

Allah c.c.Türk hat Sanatı denilince, Türklerin İslamiyeti kabul edişlerinden sonra okuma yazma vasıtası olarak seçtikleri Arap asıllı harflerle vücuda getirilen sanat yazıları anlaşılır. Ancak şunu hemen belirtelim ki Arap harfleri İslamiyetin zuhurundan sonra yavaş yavaş estetik unsurlar kazanarak, bu hal VIII. Yüzyılın ortalarından süratlenmiş; Türklerin İslam aleminde oldukları çağda zaten mühim bir sanat dalı haline gelmişti. Bu sebeple evvela Arap asıllı harflerin bünyesi ve İslam’ın ilk asırlarında gelişmesi hakkında kısa bir bilgi vermek gerekecektir.

Yazı sanatının İslam kaynaklarında en özlü tarifi Hat, cismani aletlerle meydan getirilen ruhani bir hendesedir.” cümlesiyle yapılmıştır ve hat sanatı, bu tarife uygun bir anlayış çerçevesinde asırlardır süregelmiştir. Çünkü bu yazı sisteminde harflerin çoğu kelimenin başına, ortasına ve sonuna gelişlerine göre bünye değişikliğine uğrar. Sanat haline dönüşüyle pek kıvrak bir şekle bürünen harflerin, birbirleriyle bitiştiklerinde kazandıkları görünüş zenginliği, hele aynı kelime veya cümlenin muhtelif terkiplerle yazılabilme imkanı, bu yazılara, sanatta arannılan sonsuzluk ve yenilik kapısını açık tutmuştur.

Yazının Devamı »

Page 30 of 32
1 28 29 30 31 32

« Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa »