Mimar Turgut Cansever Vefat Etti
Türk-İslam Dünyasının önde gelen mimarlarından Turgut Cansever, 89 yaşında İstanbul’da vefat etti. Mimar ve Düşünce Adamı Turgut Cansever’e Allah’tan rahmet, ailesine ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.
Hayatı
Turgut Cansever, 1920 yılında Antalya’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde okuyan Cansever, 1951′de mimarlık bürosu kurdu.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden sanat tarihi doktoru ve doçent unvanını alan Cansever, 1959-60 [...]
Mimar Sinan’ın Yaptığı Su Yolları ve Kemerleri
Mağlova Kemeri ya da Muallakkemer:
Mimar Sinan tarafından 1554-1562 yılları arasında İstanbul’da, Alibey Deresi vadisi üzerinde yapılmış olan su kemeri. Bugün Gaziosmanpaşa ilçesi sınırlarında bulunan Cebeci köyü yakınlarındadır. 1563 yılında selden zarar görmüşse de aynı yıl onarılarak eski haline getirilmiştir. Alibeyköy barajının göl suyu yapıtın dörtte birini kaplamaktadır. Kemer İstanbul’a su taşımaya devam etmektedir. Eser [...]
Geç Dönem Osmanlı Mimarisi
Mimar Sinan’ın ölümü ile Osmanlı mimarisinde “Klasik Dönem” diye adlandırılan çağ kapanmış, ama bu büyük ustanın etkileri uzun süre devam etmiştir. Bu etki, özellikle cami planlarında çok güçlü ve kalıcı olmuştur. Mimar Sinan’ın şehzade Camii’nde geliştirdiği dört yarım kubbeli sistem, birçok yapıda yinelenmiştir. Bunlar arasında en önemli olanı Sultan Ahmet Camii’dir. I. Sultan Ahmed’in mimar [...]
Süleymaniye Camii 450 yıl sonra restorasyonda
Dünya mimarisinin en seçkin eserlerinden Süleymaniye Camii’nin inşasından (1550-1557) sonraki en kapsamlı bakım ve onarımı bu yıl başında başladı. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de ziyaret ettiği restorasyon çalışmaları sonucunda elde edilen bilgiler, Mimar Sinan’ın muhteşem yapısı hakkında söylenegelen efsanelerin doğruluğunu ispatlıyor. Restorasyon çalışmalarının henüz başında olunmasına rağmen şimdiden mimarları ve sanatçıları şaşırtan ayrıntılar tespit [...]
Eski mimarimize dair anılar
III. Ahmed Çeşmesi’nde beni en çok etkileyen, hemen hep, ahşaptaki renkler oldu. Yazının yaldızını düşlemek zorunda kaldım. Saçaktaki meyveler sanki ilk günlerindeki gibi belirdi: Nar, armut ve üzüm… Sonra birden firûzeye çalan bordürler. Kırmızı çini!
Tarih okumak öteden beri gönlümü çeler. Epeydir Osmanlı tarihiyle haşır neşirim. Lisede tarih öğretmenim Zehra Tapman, “Osmanlı tarihi muazzam bir bilmecedir” [...]
