Sadettin Kaynak
Karadeniz kökenli bir ailenin çocuğu olarak İstanbul Taşkasap’da doğdu. Babası din bilgini Alaattin Efendi’dir. İlahiyat Fatültesi’den mezun olan Sadettin Kaynak genç yaşında hafız olmuştur. Musiki öğretmenleri; Hafız Melek Efendi, Hafız Kaşımpaşa’lı Küçükpiyale Camii İmamı Cemal Efendi, Neyzen Emin Dede (Yazıcı) ve Muallim Kazım Uz’dur. Sadettin Kaynak Sultanselim ve Sultanahmet Camii başimamlığı ve hatipliği görevlerinde bulunmuştur. [...]
Mesut Cemil
Mesut Cemil 1902 yılının Aralık ayında İstanbul’da doğdu. Tamburi Cemil Bey’in oğludur. Bir ara “Tel” soyadını kullanmışsa da, kısa bir süre sonra bundan vazgeçmiştir. Çocukluk yılları babasının musıki çevresinde geçti. Babasından birkaç ders dışında musıki dersi almadı. İstanbul Sultanîsi’nde (bugünkü İstanbul Lisesi) öğrenciyken, on üç yaşında Daniel-Fitzinger’den keman dersleri alarak batı musıkisi bilgileri öğrenmeye başladı; [...]
Hacı Arif Bey’in Eserleri
* Olmaz ilâç sine-i sad pâreme
* Bakmıyor çeşm-i siyah feryâde
* Vücud ikliminin sultanı sensin
* Meyhanemi bu, bezm-i tarahhane-i cem mi
* Çekme elem-i derdini bu dehr-i fenanın
* Deva yokmuş neden bimarı aşka
* Geçti zahm-i tîri hicrin ta dil-i naşadıma
* İltimas etmeye yâre varınız
* Gözümden gitmiyor bir dem hayalin
Segâh Tekbîr, Salât-ı Ümmiyye ve Mustafa Itrî Efendi
Üç asır önce büyük Itrî, Sevgili Peygamberimiz için, şunları yazmıştı:
“Sâyesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tûr’sun
Mihr-i âlem-gîrsin başdan ayağa nûrsun
(Tûr dağındaki gibi gölgesi yere düşmeyen bir fidansın.
Evreni ele geçirmiş bir güneşsin, baştan ayağa nursun.)
Tarîk-i gülzâr-ı âlem, mâlik-i mülk-i adem
Münkîrine mahz-ı mâtem mü’minine sûrsun
(Cihanın gül bahçesini bırakmış yokluk ülkesine sahip olmuşsun.
İnkârcılara matem tutturur, müminleri sevindirirsin.)
—
Itri
İstanbul’da doğdu, aynı kentte öldü. Çağdaşlarının, ölümüne tarih düşürmek amacıyla kaleme aldığı mısralar ile, bestelediği yapıtlarda güfte olarak kullandığı şiirlerin yazılış tarihlerine göre, yaklaşık 1630 ile 1640 yılları arasında doğduğu sanılmaktadır. Çeşitli kaynaklarda ölümü için 1711 ve 1712 tarihleri gösterilmektedir. Asıl adı Mustafa’dır. Itrî, şiirlerinde kullandığı mahlastır. Buhurîzade Mustafa Efendi diye de anılmıştır. Buhurîzade adının [...]
