Hacı Arif Bey’in Eserleri
* Olmaz ilâç sine-i sad pâreme
* Bakmıyor çeşm-i siyah feryâde
* Vücud ikliminin sultanı sensin
* Meyhanemi bu, bezm-i tarahhane-i cem mi
* Çekme elem-i derdini bu dehr-i fenanın
* Deva yokmuş neden bimarı aşka
* Geçti zahm-i tîri hicrin ta dil-i naşadıma
* İltimas etmeye yâre varınız
* Gözümden gitmiyor bir dem hayalin
Segâh Tekbîr, Salât-ı Ümmiyye ve Mustafa Itrî Efendi
Üç asır önce büyük Itrî, Sevgili Peygamberimiz için, şunları yazmıştı:
“Sâyesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tûr’sun
Mihr-i âlem-gîrsin başdan ayağa nûrsun
(Tûr dağındaki gibi gölgesi yere düşmeyen bir fidansın.
Evreni ele geçirmiş bir güneşsin, baştan ayağa nursun.)
Tarîk-i gülzâr-ı âlem, mâlik-i mülk-i adem
Münkîrine mahz-ı mâtem mü’minine sûrsun
(Cihanın gül bahçesini bırakmış yokluk ülkesine sahip olmuşsun.
İnkârcılara matem tutturur, müminleri sevindirirsin.)
—
Itri
İstanbul’da doğdu, aynı kentte öldü. Çağdaşlarının, ölümüne tarih düşürmek amacıyla kaleme aldığı mısralar ile, bestelediği yapıtlarda güfte olarak kullandığı şiirlerin yazılış tarihlerine göre, yaklaşık 1630 ile 1640 yılları arasında doğduğu sanılmaktadır. Çeşitli kaynaklarda ölümü için 1711 ve 1712 tarihleri gösterilmektedir. Asıl adı Mustafa’dır. Itrî, şiirlerinde kullandığı mahlastır. Buhurîzade Mustafa Efendi diye de anılmıştır. Buhurîzade adının [...]
Hammamizade İsmail Dede Efendi (1778-1846)
9 Ocak 1778′de İstanbul’da doğdu, 29 Kasım 1846′de Mekke yakınlarında Minâ’da öldü. Babası geçimini hamam işletmeciliğiyle sağladığı için, İsmail Efendi, Hammâmîzade adıyla tanınmıştır. Ancak günümüzde çoğu zaman Dede Efendi diye anılır.
İlköğrenimini yaptığı okulda, sesinin güzelliği dolayısıyla ilahicibaşı olmuştu. Müzikle uğraşan ve evinde meraklılara ders veren Anadolu Kesedarı Uncuzade Mehmed Efendi okuldaki bir tören sırasında ilahi [...]
Hacı Arif Bey (1831-1885)
İstanbul’da Eyüp semtinde doğdu. Eyüp Şeri’ye Mahkemesi Başkâtibi Bekir Efendi’nin oğludur. Daha ilköğrenimi sırasında güzel sesiyle dikkati çekti. Kendisiyle önce Zekâi Efendi (Dede) ilgilendi ve onu besteci Eyyubî Mehmed Bey’e götürdü. Arif Bey ilk musiki zevkini, bilgisini Mehmed Bey’den aldı. Altı yaş büyüğü olan, geleceğin değerli bestecisi Zekâî Efendi, onu hocası Dede Efendi’yle tanıştırdı; musikiye [...]
