Kalem Güzeli

Türk-İslam Sanatları

'Osmanlı Medeniyeti' kategorisi için arşiv

Geç Dönem Osmanlı Mimarisi

Mimar Sinan’ın ölümü ile Osmanlı mimarisinde “Klasik Dönem” diye adlandırılan çağ kapanmış, ama bu büyük ustanın etkileri uzun süre devam etmiştir. Bu etki, özellikle cami planlarında çok güçlü ve kalıcı olmuştur. Mimar Sinan’ın şehzade Camii’nde geliştirdiği dört yarım kubbeli sistem, birçok yapıda yinelenmiştir. Bunlar arasında en önemli olanı Sultan Ahmet Camii’dir. I. Sultan Ahmed’in mimar [...]

Yazının Tamamını Oku »

Hicaz Yolunda ‘Terkib’ Bulmak

Bilgilerimizin sıhhatini, “bilinen” varlık, kavram yahut vakıanın kendisi kadar, “bilen”in parametreleri de belirliyor. Nesneleri gözlük camınızın renginde algılamanız, o nesnelerin gerçek rengi hakkında doğru bir bilgiye sahip olduğunuz anlamına gelmez. Bilhassa “tarih”i anlama ve yorumlama konusunda modernizmin getirip kucağımıza bıraktığı ciddi bir problemdir bu. Nitekim Osmanlı’nın durakladığına veya gerilediğine dair bilgiler, ilerlemeci bir bakış açısının [...]

Yazının Tamamını Oku »

San’at, Güzellik ve Medeniyetimiz

Güzellik duygusu (fikri ve dışavurumu) her medeniyet ve kültürde farklıdır. Öz, içerik, şekil, genel yöneliş ve tavır, yaklaşım tarzı, diğerlerinden yararlanma fakat ilhamını kendinden alma, kendine özgü algılama ve aktarma bakımlarından her medeniyet farklı bir güzellik ideası ortaya koyar. Aslında mantığın doğruluk (gerçeklik), ahlakın iyilik, sanatın güzellik kavramları üçlü bir sacayağı teşkil ederler, yani bir [...]

Yazının Tamamını Oku »

Osmanlı Ölçü Birimleri

Suyun debisinin ölçülmesinde kullanılan ölçü birimleri ;
Su kaynağının debisinin ölçülmesinde birim olarak “lüle” kullanılmıştır. 1 lüle yaklaşık olarak 26 mm çapında bir borudur ve dakikada 36 litre su akıtır. Günlük yaklaşık 52 m3 su olarak kabul edilir. Şehir içinde yer alan su taksim istasyonlarında bulunan dağıtım sandıklarında kullanılan boruların günlük debisi ise dağıtım yapılan [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eski mimarimize dair anılar

III. Ahmed Çeşmesi’nde beni en çok etkileyen, hemen hep, ahşaptaki renkler oldu. Yazının yaldızını düşlemek zorunda kaldım. Saçaktaki meyveler sanki ilk günlerindeki gibi belirdi: Nar, armut ve üzüm… Sonra birden firûzeye çalan bordürler. Kırmızı çini!
Tarih okumak öteden beri gönlümü çeler. Epeydir Osmanlı tarihiyle haşır neşirim. Lisede tarih öğretmenim Zehra Tapman, “Osmanlı tarihi muazzam bir bilmecedir” [...]

Yazının Tamamını Oku »

Sonraki Sayfa »