İbn-i Firnas
Orta Çağda Avrupa’nın tersine İslâm dünyasında ilme çok itibar ediliyor, bilginler saygıyla karşılanıyor ve teşvik görüyorlardı. Ülkede modern hastaneler, sağlık yuvaları ve üniversiteler kurulmuştu. Bu irfan yuvalarına gelen her dilden, dinden, renkten ve bölgeden öğrenciler ücretsiz eğitim ve öğretim görüyorlardı. Batı’da dünya “düz” demeyenler aforoz edilirken, asırların ötesinden Kur’ân dünyanın küre şeklinde olduğunu haber veriyordu. [...]
İbn-i Haldun
İbn-i Haldun büyük İslâm tarihçisi, kırâat ve fıkıh alimi, devlet adamı, sosyolog. İsmi, Abdurrahmân bin Muhammed Hadramî, künyesi Ebû Zeyd, lakabı Veliyyüddîn’dir. Aslen Yemen’in Hadramut şehrinden olduğu için Hadramî, âilesi Tunus’a hicret etmeden önce Endülüs’ün İşbiliyye şehrinde oturduklarından İşbilî isimleriyle de anıldı. 1332 (H. 732) senesinde Tunus’ta doğdu. 1406 (H. 808) senesinde Kâhire’de vefât etti.
İbn-i Rüşd
Endülüs’te yetişen meşhur filozof,doktor,astronomi bilgini ve matematikçi.
İsmi, Muhammed bin Ahmed olup, künyesi Ebü’l-Velîd’dir. Babası, Kurtuba kâdısıydı. Ehl-i sünnet âlimi olan Muhammed ibni Rüşd dedesidir. Dedesine nisbetle İbn-i Rüşd diye meşhur olmuştur. Avrupa’da Averroes adıyla tanınır. 1120 (H.514)’de Endülüs’ün Kurtuba şehrinde doğdu. 1126 (H.520)’da doğduğunu bildiren kaynaklar da vardır. 1198 (H.595)’de Merrâkûş’ta vefât etti.
Kemalettin Demiri
Varlıkların yaratılış özellikleri üzerine geniş incelemeler yaparak eserden müessire Yüce Yaratan’ın sonsuz kudretini nazarlara vermeye çalışan Kemaleddin Demîrî (1349-1405) ünlü bir zooloji bilginidir.
Batılılardan 400 yıl önce zooloji konusunda ilk ansiklopediyi yazan bu bilginimiz Kahire’de doğdu. Esas adı Mûsâ b. İsâ Kemal’dir. Buna rağmen Kemaleddin Demîrî diye şöhret bulmuştur. Bir ara terzilikle öeşgul olmuşsa da ilme [...]
İslamiyetten Önce Türkler
Türkler, dünyanın en eski, asil, büyük devletler kurup, pek çok ünlü şahsiyetler yetiştiren medenî milletlerinden biridir. Türkler, Nuh peygamberin oğullarından Yâfes’in Türk adlı oğlunun neslindendir.
Tarihî şahıs, boy ve millet adlarının oluşumuna göre, Türk kelimesinin aslı “türümek” fiilinden gelmektedir. Bu fiilden türetilmiş, kişi ve insan anlamında “türük” ve nihayet hece düşmesiyle “Türk” kelimesi ortaya çıkmıştır. Nitekim [...]
