Nusret Çolpan, Eseriyle Aramızda
31 Mayıs’ta hayata veda eden minyatür sanatçısı Nusret Çolpan, önceki gün düzenlenen bir toplantıyla anıldı. Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, sanatçının ailesi, öğrencileri ve dostlarının da katıldığı anma toplantısı Miniaturk içinde, Çolpan’ın eserlerinin sergilendiği ‘Tarih ve Sanat Buluşmaları’ çadırında gerçekleştirildi.
Belgesel film gösterimi ile başlayan etkinlik, Çolpan’ın kişiliği ve sanatı ile [...]
Minyatür Sanatında Hz. Peygamber
İslam dininde resim ve resim yapma, daima tartışılan, yeri tespit edilememiş nazik bir konudur. Bu hassasiyete binaen bütün Müslümanlar Hz. Peygamber’in tasvirini yapmamak ve yapılmaması gerektiği hususunda çok dikkatlidirler. Ancak zaman içerisinde gerek genel tarih kitaplarında gerekse hem dinî kitaplarda hem de onun mübarek hayatını anlatan siyer kitaplarında -başta Miraç hadisesi olmak üzere onun mucizelerinden [...]
Hiç eskimedi ki yenilensin!
Hat, ebru, tezhip ve minyatür… Geleneği olan sanatlarımız için en ürkütücü kelime yenilik. Reformla eş tutulduğunda tepki toplayan bu kavram, asırlardır süregelen yolculuğun devamını sağladığında onaylanıyor. Herkesin korkusu, yeniliğin yozlaşmayla karıştırılması.
Nakkaş Levnî sarayın gözde minyatürcüsü. Bugün saygıdeğer; ama mümkünse taklidinden sakınılması gereken bir usta. Levnî’yi daha ne kadar kopya edeceğiz? 18. yüzyılda dolaşmaktan sıkılmadık mı? [...]
Levni’nin Minyatürleriyle Doğu Minyatürlerini Karşılaştırma
Minyatürün kökü Latince Minyum’dan gelir. Minyum al renktir. Ortaçağda minyum rengi kullanılarak yapılan resimlere minyum deniyordu. Ortaçağda Avrupa’da yapılan el yazmalarının bölüm başlarındaki harflerin minyum denilen maden kırmızısıyla boyanmasından kaynaklanmış zamanla kitapları süsleyen resimlerle aynı adı almıştır. Osmanlıda el yazması resimlerine minyatür denilse de ilk zamanlarda nakış , minyatür ressamlarına da nakkaş deniyordu. Figürlü anlatım [...]
Özünden Türk Olan Bir Sanat: Minyatür
Bayanlar ve Baylar,
Bu konuşma, burada, büyük İslâm uygarlığına Türklerin payı üzerine geçen yıl yapmak şerefine ermiş olduğum ve bunda uygarlıkları milletlerin değil, fakat egemen sınıfın yarattığı, onu geliştirdiği ve ona kendi zevk ve kişiliği damgasını vurduğu üzerinde durduğum konuşmanın devamıdır. Hatta, bu konuşmada, göze çarpan örnek olarak Mısır’ın Firavunlar, Yunan -Roma valileri ve İslâm çağlarında [...]
