Kalem Güzeli

Türk-İslam Sanatları

'Mustafa Çelebi' ile ilgili yazılar


Klasik Sanatlarımız Tek Çatı Altında

Üsküdar’daki tarihî Mevlevihane binasında açılan ve ekimde derslere başlayacak vakıfta hattan ebruya, minyatürden tezhibe, ciltten kalem işine on iki sanat dalında kurslar verilecek. Uğur Derman, Hasan Çelebi, Savaş Çevik, Ali Toy, Fuat Başar, Dürdane Ünver, Kaya Üçer, Taner Alakuş gibi usta sanatçıları ilk kez bir araya getirecek vakıf, önümüzdeki iki yıl içerisinde kurulması düşünülen Kandilli Klasik Türk Sanatları Akademisi’nin temelini oluşturuyor. Vakfın başkanı ve aynı zamanda hattat olan Ahmed Zeki Yavaş, “Günümüzde bu sanatlara olan ilgi giderek artarken bu durum beraberinde bazı sorunları da ortaya çıkarıyor. Klasik sanatlarımızda iyi ve güzelin, kalite ve doğrunun ne olduğu hususunda bir karmaşa gözleniyor. Sanatçılarımız arasında oluşturduğumuz tarafsız birliktelikle, bu karmaşayı en aza indirmeyi ve bize bırakılan bu muazzam sanat mirasının idamesini istiyoruz. Sanatkârlarımız ve ekolleri arasında ayrım yapmaksızın, onları maddi manevi alanda desteklemek için böyle bir vakıf kurduk. Bu çalışmalarla geçmişle gelecek arasında köprü kurmayı arzuluyoruz.” diyor. Ocak ayından itibaren çalışmalara başlayan Klasik Türk Sanatları Vakfı, pek çok usta ismi barındırıyor. Hatta; Prof. Dr. Uğur Derman, Hasan Çelebi, Doç. Dr. Savaş Çevik, Mehmet Özçay, Osman Özçay, Davut Bektaş, Ali Toy, Mehmet Memiş; tezhipte Prof. Dr. Çiçek Derman, Arda Çakmak, Fatma Özçay, Ayten Tiryaki, Nilüfer Kurfeyz, Selim Sağlam, Münevver Üçer, Mustafa Çelebi, Serap Bostancı; ebruda Fuat Başar, Mahmut Peşteli; Osmanlıcada Hüsrev Subaşı, Muzaffer Ecevit, Talip Mert; kalem işinde Kaya Üçer; ciltte İslam Seçen; kat’ıda Dürdane Ünver; Müjgan Başköylü; minyatürde Taner Alakuş.

Yazının Devamı »

Hattat Hasan Çelebi

1937 yılında Erzurum’un Oltu ilçesinin İnci köyünde dünyaya geldi. Babası Tahsin Efendi, annesi Sakine hanımdır.
Çelebi’nin doğduğu yıllarda genç bir cumhuriyet olan Türkiye savaşın yaralarını sarmakta, yeni yeni yapılanmaya çalışmaktadır. İnsanlar fakr ü zaruret içindedir. Haliyle, Çelebi’nin çocukluğunu da yokluk ve sıkıntı içinde geçer. Çelebi, okul çağına geldiğinde ise II. Dünya Savaşı başlar ve Türkiye yeni bir buhranla karşı karşıya kalır. İşin ve aşın zor bulunduğu, çalışanın emeğinin karşılığını alamadığı bir döneme girilmiştir.

Yazının Devamı »