25 Haziran 2009
Güzel Sanatlar Akademisi’nde 1955 yılına kadar hocalık yapan Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver, klasik Türk sanatlarını yeniden diriltmek amacıyla 1957′de Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüsü’nde bir atölye kurar. Tezhip, minyatür sanatlarımızın uygulandığı bu atölye bir anlamda Osmanlı nakışhane geleneğini andırır.
Ünver, hat, minyatür, tezhip gibi o dönemlerde gözden düşmüş sanatların hamisi olur. Ahmet Hamdi Tanpınar ölmeden birkaç gün önce karşılaştığı Ünver’e gönül rahatlığıyla “Süheyl, İstanbul sana emanet!” diye seslenir. Bir kültürün üstündeki perdeyi aralayan bu çalışmalar Ünver’in vefat tarihi olan 1986′nın sonuna kadar sürer. Ünver, ölümünden önce nakışhaneyi kızı Gülbün Mesara’ya emanet eder. Kızı, 1988′de devraldığı bu mirası titizlikle koruyarak bugünlere kadar getirir.
Gülbün Mesara babasının bir ekol haline gelen sanat çizgisinden asla sapmaz, ondan devraldığı arşivi ve defterleri gözü gibi korur. 1990′dan sonra Cerrahpaşa Tıp Tarihi Enstitüsü Anabilim Dalı Nakışhanesi ismine Süheyl Ünver eklenir ve nakışhanenin çalışmaları, Mesara’nın başkanlığında sürer. Günümüz klasik sanatlarının pek çok ustası nakışhanede yetişir. Okumaya Devam Edin »
Kategori :
Haberler
06 Haziran 2009

“Dünyanın en büyük el sanatları sergisi” olarak kayıtlara geçen ve artık geleneksel hale gelen Feshane’deki İSMEK Genel Sergileri’nde geçtiğimiz yıl 200 bin İSMEK kursiyerinin binlerce eseri sergilenmiş, yüz binlerce ziyaretçi bu sergiyi görme fırsatı yakalamıştı. 2008 - 2009 eğitim döneminde 6 -14 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 12. Genel Sergi’de de 230 bin kursiyerin binlerce çalışması yer alacak.
Okumaya Devam Edin »
Kategori :
Haberler
22 Mayıs 2009
Toptaş ve öğrencilerinin “Oluşum” adlı tezhip sergisi 25 Mayısa kadar Çemberlitaş Birlik Vakfı´nda gezilebilecek.
Tezhip sanatçısı Şifa Toptaş, tezhip sanatında günümüzde, arşivlerin açılmasıyla, bu sanatın en parlak dönemini yaşandığı 16. yüzyıl dönemi eserlerinin kalitesinde işler yapılabildiğini söyledi.
Şifa Toptaş’ın, Birlik Vakfı ve Şifa Sanat Evi’nden 18 öğrencisiyle hazırladığı “Oluşum” adlı tezhip sergisi ziyarete açıldı.
Bu sanatın Türk kültüründe hep var olan bir sanat olduğunu belirten Toptaş, “Binlerce yıllık geçmişimizde hep süslemeye yönelik, sadece levhalarda da değil, bazı örtülerimizde ve duvarlarımızda, Uygurlar dönemine kadar bazı örneklerine rastlıyoruz. Şuanda kullandığımız bazı motiflere çok eskilerden beri rastlayabiliyoruz. Zaman geçtikçe, dönemler geliştikçe diğer kültürlerin de katılmasıyla genişleyen bir sanat bu” diye konuştu.
Okumaya Devam Edin »
Kategori :
Haberler
18 Mayıs 2009
Düzenlediği kurslarla pek çok genci ve yetişkini meslek sahibi yapan, hobi amaçlı kurslarıyla da birçok kişinin boş zamanlarını değerlendirmesini sağlayan Bostancı Halk Eğitim’de yaz dönemi için kurs kayıtları başladı. Yaz dönemi kurs kayıtları Bostancı’daki merkez binada devam ediyor.
Bostancı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü tarafından 2008-2009 Eğitim- Öğretim yılında 58 dalda kurs düzenledi ve yeni kurslar açılmaya devam ediyor. Şu ana kadar 6 bin 300 kursiyerin mezun olduğu kurslar yeni mezunlar vermeye devam ediyor. Boş zamanlarını değerlendirmek, meslek edinmek ya da yabancı dil öğrenmek isteyenler için Bostancı Halk Eğitim Merkezi birçok dalda daha kurs açmayı planlıyor.
Okumaya Devam Edin »
Kategori :
Haberler
14 Mayıs 2009
Ebru sanatçısı Fuat Başar’a göre, içinde yaşadığımız toplumun gerginliğini atabilmesi, ruh sükûnetine erebilmesi için sanat ile meşgul olmasında büyük fayda var.
Çok değil, on-on beş yıl önce ‘ebru sanatı yapıyorum’ dediğiniz zaman karşınızdakine etraflı bir tarif yapmanız şarttı. Detaylar bir tarafa, suyun üzerine çizilen desenlerin o muhteşem eserlere nasıl dönüştüğünü anlatmak çok da kolay değildi. Artık ebru o kadar yaygınlaştı ki ince işlerine vâkıf olmasak da birçoğumuz bu sanat dalıyla ilgili kaba bilgilere sahibiz. Geçmişten günümüze miras ebru sanatı bir dönem unutulmaya yüz tutsa da şimdilerde sadece Türkiye’de değil, çeşitli ülkelerde de icra ediliyor. Şüphesiz bu sanatın üzerindeki kalın tozları silkeleyip tekrar cana gelmesinde usta isimlerin katkısı büyük.
Ebru sanatının günümüze intikalindeki önemli kişilerden biri Fuat Başar. Mustafa Düzgünman, Hattat Hamid Aytaç gibi ustaların rahle-i tedrisinden geçen Başar, genç yaşta memleketini, tıp eğitimini bırakıp ebrunun büyüsünün peşinden İstanbul’a gelmeseydi, kendini teknenin içine bırakıp bin bir desene yelken açmasaydı, muhakkak Türkiye’de ebru sanatının icrasında bir şeyler eksik kalacaktı. Onun Erzurum’dan İstanbul’a ve hat sanatından ebruya Okumaya Devam Edin »
Kategori :
Ebru Sanatı