Kalem Güzeli

Türk-İslam Sanatları

'Ebru Sanatı' kategorisi için arşiv


Hiç eskimedi ki yenilensin!

Hat, ebru, tezhip ve minyatür… Geleneği olan sanatlarımız için en ürkütücü kelime yenilik. Reformla eş tutulduğunda tepki toplayan bu kavram, asırlardır süregelen yolculuğun devamını sağladığında onaylanıyor. Herkesin korkusu, yeniliğin yozlaşmayla karıştırılması.

Nakkaş Levnî sarayın gözde minyatürcüsü. Bugün saygıdeğer; ama mümkünse taklidinden sakınılması gereken bir usta. Levnî’yi daha ne kadar kopya edeceğiz? 18. yüzyılda dolaşmaktan sıkılmadık mı? diye soruyor sanatçılar. Şüphesiz yeni bir soru değil; fakat cevabı netleşmiş de değil. Geleneği olan sanatların çıkmazı bu; muhafaza etme, kem gözlerden sakınma insiyakıyla yeninin baştan çıkarıcılığı arasında kalmak. Yeni bir şeyler denemek isterken asıl çizgiden uzaklaşmak…

Yazının Devamı »

Necmeddin Okyay

“Akılalmaz incelikteki Osmanlı zevkinin ve estetiğinin imbiğinden geçmiş o harikulade adam nasıl unutulabilir!” Defterindeki Kırk Suretten ilki ve “kendi gök kubbemizde bir kuyruklu yıldız” dediği Necmeddin Okyay’ı anlatmaya böyle başlıyor Beşir Ayvazoğlu. Ve şöyle devam ediyor:

Mehmed Akif’in en güzel manzumelerinden birinin de kahramanı olan “mecazib-i ilahiye”den Said Paşa İmamı bir gün hiç adeti olmadığı halde komşusu Nebi Efendinin kapısını çalar ve “Bir oğlun olacak, adını Necmeddin koy!” deyip uzaklaşır. Yeni Valide Camii İmamı ve Mahkeme-i Şer’iyye Başkatibi Mehmed Abdünnebi Efendi o gece rüyasında odasının penceresine bir kuyruklu yıldızın konduğunu görecek ve bu hadiseden dört ay sonra doğan (29 Ocak 1883) oğluna Necmeddin adını koyacaktır.

Yazının Devamı »

Üsküdar’da Ebru San’atı

Ebrûnun Nîrengi Noktaları: Üsküdarlı Altı Ebrû Üstâdı

Ebrû san’atının gelişmesinde mekân olarak Üsküdar’ın rolü büyüktür. Bu san’at, günümüzde sekülerleşinceye kadar, daha çok dergâhlarda ve tasavvuf ehlinin nezdinde neşvünema bulmuş ve i’tibâr görmüştür. Çünkü ebrû yapımı, insanın: 1) Kevnî Âlem’deki hilkatin esrârını ve edebini idrâk etmesi, 2) nefsinin oyunlarını teşhis ve tesbit edebilmesi, 3) Ezel Hükmü’nün edebine riâyet edebilmesi, ve 4) bu Âlem’e daha rahmânî bir nazarla bakabilmesi için dâimâ bir mânevî eğitim aracı olarak telâkkî edilmiştir.

Yazının Devamı »

Page 11 of 13
1 9 10 11 12 13

« Önceki Sayfa - Sonraki Sayfa »